Bir iş görüşmesine girdiğinizde karşınızdaki kişinin özgeçmişinde yazdıklarının ne kadarının gerçek olduğunu hiç düşündünüz mü? Belki siz her satırı özenle, dürüstçe yazdınız. Belki yıllar içinde edindiğiniz her deneyimi, aldığınız her sertifikayı titizlikle belgeleyerek o CV'yi hazırladınız. Peki ya rakipleriniz? ResumeLab'ın 2023 yılında gerçekleştirdiği kapsamlı araştırma, iş dünyasında sessizce büyüyen bir krizi gözler önüne seriyor:
İş başvurusu yapanların %70'i, özgeçmişlerinde en az bir kez yalan söylemiş ya da söylemeyi ciddi olarak düşünmüş durumda.
Bu rakam ilk bakışta abartılı gelebilir. Ancak farklı kaynaklardan gelen veriler birbirleriyle tutarlı bir tablo çiziyor. StandOut CV platformunun 2024 yılında iki binden fazla katılımcıyla gerçekleştirdiği anket, Amerikalı çalışanların yüzde altmış dördünün kariyerleri boyunca en az bir kez CV'lerinde gerçeği çarpıttığını ortaya koyuyor. Checkster'ın araştırması ise bu oranı %78'e kadar çıkarıyor. Rakamlar değişse de mesaj aynı: CV sahteciliği artık istisna değil, kural haline gelmiş durumda.
Herkes Neyi Gizliyor, Neyi Abartıyor?
Özgeçmişlerde söylenen yalanların türleri incelendiğinde ilginç bir örüntü ortaya çıkıyor. Resume.org'un 2024 verilerine göre; en yaygın yalan türü, istihdam tarihlerinin manipüle edilmesi.
Başvuranların yarısı, iş geçmişlerindeki boşlukları gizlemek için tarihlerle oynuyor. Altı ay işsiz kaldığınız dönem mi var? Bir önceki işten ayrılış tarihinizi birkaç ay ileri, bir sonrakinin başlangıcını birkaç ay geriye çekmek işten bile değil.
İkinci sırada %32 oranıyla sorumlulukların ve deneyimin abartılması geliyor. Bir projede destek rolü üstlenmek, CV'de "projeyi yönettim" ifadesine dönüşüveriyor. Üç kişilik bir ekiple çalışmak, "on kişilik ekibi koordine ettim" haline geliyor. Bu küçük kaymalar, adayın gözünde masum süslemeler gibi görünse de işverenler için ciddi yanıltmalar anlamına geliyor.
Beceri yalanları da oldukça yaygın. StandOut CV araştırmasına göre başvuranların %30'u, sahip olmadıkları ya da temel düzeyde bildikleri becerileri ileri seviye olarak gösteriyor. Özellikle dijital çağda popüler olan yazılım programları, programlama dilleri ve analitik araçlar konusunda abartılar sıkça karşımıza çıkıyor.
Belki de en rahatsız edici bulgu, eğitim bilgilerindeki yalanlarla ilgili. Katılımcıların %30'una yakını, üniversite diplomaları konusunda gerçeği söylemiyor. Daha da çarpıcı olanı, diploması hiç olmayanların yarısından fazlasının "var" diye beyan etmesi. Sahte diploma ve transkriptlerin internet üzerinden ortalama iki yüz dolar civarında satıldığı düşünülürse, bu yalanların arkasında organize bir sektörün varlığı da göz ardı edilemez.
Nesiller Arasındaki Uçurum
Yaş grupları arasındaki farklılıklar da dikkat çekici. Z kuşağı, %80 oranıyla CV'sinde en fazla yalan söyleyen nesil konumunda. Onları %65'le Y kuşağı, yüzde elli sekizle X kuşağı takip ediyor. Baby Boomer kuşağında ise bu oran %40'a düşüyor.
Bu fark nereden kaynaklanıyor? Birkaç faktör bir arada değerlendirilebilir. Genç nesiller daha rekabetçi bir iş piyasasına giriyorlar. Deneyimsizlik dezavantajını kapatmak için CV'lerini süsleme eğilimi gösteriyorlar. Ayrıca dijital çağda büyümüş olmak, bilginin daha kolay manipüle edilebileceği algısını güçlendirmiş olabilir. Öte yandan deneyimli profesyoneller, uzun kariyer geçmişleriyle zaten güçlü bir profile sahipler ve yalan söyleme ihtiyacı daha az hissediyorlar.
Cinsiyet açısından bakıldığında erkeklerin kadınlardan yaklaşık iki kat fazla yalan söylediği görülüyor. Bu farkın kültürel beklentiler, risk alma eğilimi ve kariyer baskısı gibi çeşitli faktörlerle açıklanabileceği düşünülüyor.
Sektörel Farklılıklar: Kimler Daha Çok Yalan Söylüyor?
Her sektör aynı oranda CV sahteciliğine maruz kalmıyor. Sanat ve yaratıcı endüstriler yüzde seksen civarındaki oranla listenin başında yer alıyor. Perakende ve konaklama sektörü yüzde yetmiş yediyle onu takip ediyor. İlginç bir şekilde, genellikle daha sıkı denetim mekanizmalarına sahip olduğu düşünülen finans sektöründe bile oran yüzde kırk beş civarında seyrediyor.
En düşük yalan söyleme oranları sağlık sektöründe görülüyor. Bu durum, sektördeki lisans ve sertifikasyon gerekliliklerinin daha sıkı kontrol edilmesiyle açıklanabilir. Bir doktorun veya hemşirenin diplomasını doğrulamak, bir grafik tasarımcının portfolio'sundaki abartıları tespit etmekten çok daha kolay.
Yakalanma Riski: Gerçekten Düşük mü?
Yalan söyleyenlerin %96'sı yalanlarının hiçbir zaman keşfedilmediğini iddia ediyor.
İnsan kaynakları departmanları, her bir CV'ye ortalama yedi saniye ayırıyor. Evet, yedi saniye. Bu sürede eğitim geçmişini doğrulamak, iş deneyimlerini teyit etmek, becerileri test etmek mümkün değil. Başvuru sayısının yoğunluğu karşısında İK profesyonelleri, yüzeysel bir tarama yapmak zorunda kalıyorlar.
Referans kontrolü de beklenen güvenceyi sağlamıyor. Referans olarak verilen kişilerin yalnızca yüzde beşi geri dönüş yapıyor. Üstelik adaylar genellikle kendileri hakkında olumlu konuşacak kişileri referans olarak gösteriyorlar. Bazıları ise bir adım daha ileri giderek arkadaşlarını eski yöneticileri olarak tanıtıyorlar.
Çözümü CourseCV Getirdi
CV sahteciliğinin bu denli yaygınlaşması, İK'ların sayısız başvuru içinde gerçekten nitelikli adayları ayırt edecek gücü ve zamanı bulamaması ve daha da kötüsü, asıl yeteneklerin binlerce gölge CV arasında kaybolup gitmesi...
Geleneksel referans kontrollerinin yetersiz kaldığı ortada. CourseCV, geliştirdiği CV Doğrulama sistemli veri tabanı ile, istihdam süreçlerinde kritik bir boşluğu dolduruyor. Eğitim bilgilerinin, sertifikaların ve iş deneyimlerinin dijital ortamda doğrulanabilir hale gelmesi, hem işverenlerin güvenini artırıyor hem de dürüst adayların hak ettikleri fırsatlara ulaşmasını kolaylaştırıyor. İş arayansanız, CourseCV üzerinden CV oluşturarak öne çıkabilir, iş verenseniz, gerçekten nitelikli adaylara zahmetsizce ulaşabilirsiniz.
İşverenler Neden Göz Yumuluyor?
Belki de en şaşırtıcı bulgu şu: İşe alım yöneticilerinin yüzde altmış altısı, CV'sinde yalan söylediğini bildikleri bir adayı yine de işe almaya istekli olduklarını belirtiyor. Bu tutum, iş piyasasındaki yetenek kıtlığıyla açıklanabilir. Pozisyonu doldurmak için baskı altındaki yöneticiler, bazı "küçük abartıları" görmezden gelmeyi tercih ediyorlar.
Ancak bu yaklaşım uzun vadede ciddi sorunlara yol açıyor. Becerilerini abartan bir çalışan, kendisinden beklenen performansı sergileyemediğinde hem kendi hem de ekibin verimliliği düşüyor. Sahte diploma veya sertifikayla işe giren biri, kritik bir hata yaptığında sonuçlar çok daha ağır olabiliyor.
Türkiye'deki Durum
Küresel eğilimler Türkiye'ye de yansıyor. Indus Danışmanlık'ın verilerine göre ülkemizde iş başvurularının yüzde otuz ile kırk arasında bir kısmında yanlış bilgi bulunuyor. İşsizlik korkusu da, insanları CV'lerini süslemeye iten etkenlerden.
Türkiye'de özellikle yurtdışı üniversitelerden sahte mezuniyet iddiası yaygın. Kontrol edilmesinin zor olduğu düşüncesiyle adaylar, gerçekte hiç gitmedikleri üniversitelerden diploma aldıklarını yazabiliyorlar. Mercedes Benz Türk'ün yaşadığı bir vaka buna örnek: Doktora yaptığını belirten bir aday, yapılan kontrolde üniversite mezunu bile çıkmamış.
Dürüstlük Hâlâ En İyi Politika mı?
Rakamlar ne kadar karamsar bir tablo çizse de dürüstlüğün hâlâ en akıllıca strateji olduğunu unutmamak gerekiyor. Yakalanan adayların yarısından fazlası işten çıkarılıyor veya teklifleri geri çekiliyor. Üstelik dijital çağda ayak izleri kalıcı hale geliyor. Bugün söylenen bir yalan, yıllar sonra kariyer basamaklarını tırmanırken karşınıza çıkabilir.
İş dünyasında güven, en değerli para birimidir. Bir kez kaybedildiğinde yeniden kazanılması çok zordur. CV'nizi yazarken şunu düşünün: Söylediklerinizin her birini kanıtlamanız istense, bunu yapabilir misiniz? Eğer cevabınız hayırsa, belki de o satırı yeniden gözden geçirmenin zamanı gelmiştir.
İş piyasası rekabetçi, baskılar yoğun, beklentiler yüksek. Ancak gerçek başarı, sahte bir temelin üzerine inşa edilemez. Uzun vadeli kariyer hedeflerinize ulaşmanın yolu, kısa vadeli hilelerden değil, gerçek yetkinliklerinizi geliştirmekten ve bunları dürüstçe sunmaktan geçiyor.
Sonuç olarak, yüzde yetmiş gibi yüksek bir oranın CV'sinde yalan söylediği bir dünyada dürüst kalmak sizi dezavantajlı konuma düşürmez; aksine uzun vadede ayırt edici kılar. Çünkü yalanlar er ya da geç ortaya çıkar, ama güvenilirlik kalıcıdır.